6 Haziran 2025 Cuma

Yerel Mali Sosyoloji

Pıerre Bourdıeu, Loic Wacquant ile birlikte kaleme aldığı Düşünümsel Sosyolojiye Davet adlı kitabının “Sosyoanaliz Olarak Sosyoloji” başlığı altında (2.Bölüm Chicago Semineri) katılımcı nesnelleştirmeyi tartışarak Homo academicus’un öz değerlerini yeniden hatırlatmıştır.

Bourdıeu, “Homo academicus” kavramı ile akademisyeni salt bilgi üreten bir özne değil, belirli bir sosyal alan içinde konumlanmış, habitus’u olan, stratejik ve sembolik sermaye ile hareket eden bir aktör olarak değerlendirmiştir. Homo academicus’un en dikkat çeken özelliği, akademik alanda tarafsız olmadığı; aksine “ortodoksi” (mevcut iktidarı temsil edenler) ve bir “heterodoksi” (yenilik getirmeye çalışanlar) çatışması barındırdığını ifade etmiştir. Nitekim de bu çatışmadan doğan adımlar akademinin bazen yerinde saymasına sebep olurken bir yandan da sınırlarını genişletmek istemeyen akademisyenlerin kendiler için bir çeşit farkındalık oluşturmaktadır. Ancak Bourdıeu bu eserin kendisine en başından eziyet olacağını itiraf etmekte ve şunları söylemektedir;


Akademi hepimiz için, var olduğumuz potansiyellerle yeniden yorumlanmaya açık bir hale gelebiliyor; araştırma sorularımız ve bununla şekillenen araştırma yöntemimiz, teorik perspektifler ya da pratik alanlardaki deneyimsel odaklar… Gün başlarken ya da günün sonunda akademik hesap verilebilirlik konusunda akademisyenlerle çatışma yaşamış, derdini anlatamamış, anlatsa bile “saha” diye yaftalanmış bir dizi anlamla yeniden sorgulanacak alanlara aşina olmaya hazır ve nazır bırakılıyoruz. Ancak burada bireysel akademik geçmişimle birlikte şu an aynı soruyu tekrar sormak istiyorum; “Biz akademiyi salt bilgi birimimizi arttırmak amacıyla mı inşa ettik?”  Yoksa, öğretilen her bilginin deneyimsel, düşünsel ve bağlantısal bir forma getirilmesini sağlayıp ben de dahil olmak üzere tüm öğrencilerin bilgi üretimininin aktif birer paydaşı olarak mı görülmeliydik?

Tam da bu noktada Bourdıeu, Homo academicus’un deneyselliğin bir parçasıyken nasıl da katılımcı nesnelleştirme halini aldığını açıklıyor;




Katılımcı nesneleştirme gibi süreçlerde öğrenciler sadece "not" almak için değil, toplumsal bir meseleye çözüm üretmek için öğrenirler. Bu da onları sahici yurttaşlara ve yenilikçi profesyonellere dönüştürür. Ben de bugün okuduğum bu pasajdan ilham alarak yeni bir ders uzantısı oluşturdum. Yeni dersin gerekçesi hem alışılmışın dışına taşabilmek hem de yarının siyasi liderlerine yaşadığımız toplumun değerlerini, önceliklerini ve güç ilişkilerinin haritalandırdım. Bununla birlikte sosyal bilimlerin dinamiğinde yer alan “insan”ın sadece teknik bir uzantı olmadığını hatırlatmak ve kentlilerin güncel sorumluluklarını yeniden hatırlatmak istedim.

 Öyleyse bu yazıda sizleri prototip bir Yerel Mali Sosyoloji dersi ile baş başa bırakıyorum;

Yerel Mali Sosyoloji

Mübadele Teorileri ve Oylama Davranışları

Bütçe Süreçlerinde Sembolik Mübadele

Yerel Vergileme ve Mali Haklar Tartışması

Maliye ile Popülist Müdahaleler Arasındaki Gerilim

Güven, Hesap Verebilirlik ve Sosyal Sözleşme

Mikro–Makro Bağlantılar: Mahalle Talebi ile Stratejik Plan Uyumu

Katılımcı Bütçeleme: Sayılara Ses Katmak

Bütçe, Temsil ve Güç

Sınıf, Mahalle ve Hizmet Adaleti

Kutuplaşma ve Katılım Korkusu

Dijital Vatandaşlık

Açık Veri Portalları

Yönetişimde AI Kullanımı

Uygulama Modülü

Teorik

Pratik

Etki Değerlendirmesi

Mali Şeffaflık Denetimi

Stratejik Plân, Faaliyet Raporu

Kamu Kurumları Strateji Plânlama Birimi Personeli Yetkinliği

Kurgusal Ütopya

Dijital Katılım Plâtformu Tasarımı

Ciddi Masa Oyunları

Living Lab & Sürdürülebilirlik Merkezleri Yetkinliği

Kavram Eşleştirme Atölyesi

Kent Senaryoları

Kavramları Sahayla Eşleştirme Yetkinliği

 Yerel Mali Sosyoloji dersinin temel argümanı; yereli, kentlilerin sorunları ve sorumluluklarını mali – sosyolojik boyutuyla yeniden düşünmeye odaklanmaktadır. Ortak kamusal alanın kavramsal, teorik ve uygulamalı bir bağlamda yeniden tartışılmasına imkân tanımaktadır. Bu çalışma, yerel sorunları görünür kılmak, tartışmak ve çözümleri yeniden üretmek için uygulamalı, katılımcı, eleştirel bir ders yapılanması modeline yönelik prototip bir model önerisidir.

Bu bir ütopya gibi görülebilir ancak kamusal alanı verimli kılmak adına ülkede yetiştirilmeye niyet edilmiş her üniversite öğrencisinin soyut kavramsal dünyayı, somut problemli dünyayla eşleştirmesine yardımcı olacak bir ders yapılanmasıdır. 

 

 



0 comments:

Yorum Gönder